Dün akşam karşı kaldırımda sabahladım
Hani tam da senin odanın karşısındaki
Kapını açar belki perdeni aralarsın diye
Gecenin ayazı, soğuk esen serseri rüzgarlar bile yıldıramadı beni.
Bir an olsun seni görebilmek, sesini duyabilmek için
Bir martı kanadından seyretmek denizi,
Suya pike yapmak korkusuzca
Koşar kanat.
Sonra,
Göğün en derin mavisini okşamak
Sabah güneşine yaslanarak,
Gecenin sessizliği yine kapladı tüm benliğimi
Dün gece, önceki gece ve daha öncekiler gibi
Kimseyi istemiyor artık yüreğim
Bu geceyi de yalnız geçirmek istiyorum
Öncekiler gibi.
Bir yıldız düştü dün gece penceremin önüne
Gözlerinde gizli bir eda
Gizli bir gülümseme
O hınzır bakışlar
Göz süzüşler
Tanıdım seni
Sana ne desem bilmiyorum
Bir varsın bir yoksun
Bir yoksun bir varsın
Aynı masallar gibi
Sanki o değilsin yerinde başka biri
Sanki o başka biri sen değilsin
İşte öyle bir şeydir yalnızlık
Umutların bittiği an, o andır işte
Boş bir masa, boş bir sandalye, bomboş gözler,
Tek dostun, dört yanında dört duvar
İşte öyle bir şeydir yalnızlık
Kış ayazlarında bıraktın beni bana
Elveda bile diyemeden hatıralara,
Elimde boş bir kadeh ve duvardaki resmin
Hani o ağlamaklı gülen resmin.
Bütün ışıkları yaktım bu gece
Her yerde seni arıyor gözlerim
Her şey sana odaklı sanki beynimde
Her kaldırımda izini arıyorum
Her sokak başında karşımda duruyor hayalin
Parklarda yalnız oturmuyorum artık
Sen yanımda olmasan da,
Sabahın beşi,
Yıldızlar kayıp yine,
Kayıplarda gökyüzü,
Dolunay saklı bu gece.
Sen,
Kanadı kırılmış bir kuş gibi gönlüm
Rüzgar nereye, ben oraya
Bir sıcak nefes arar masum yüreğim
Çıkmam belki de gelecek seneye.
Aşka susamış susuz çöllerde yanar güller




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!