Eğer onu Da Vinci görseydi, Mona Lisa yerine onu çizerdi. Vermeer, İnci Küpeli Kız yerine onu resmederdi. Monet, çiçekler yerine fırçasını ona yöneltirdi. Van Gogh, yıldızlı bir gecede yalnızca onu resmederdi. Edvard Munch'un tablosundaki adam, onun güzelliğini gördüğü için çığlık atmış olurdu.
Shakespeare, tüm sonelerini ona adardı. Şövalyeler, yalnızca onun uğruna düello ederdi. Güzellik yarışmaları iptal edilir, ömür boyu birinciliği ona verilirdi. Evliya Çelebi, onu görebilmek için Seyahatname'yi yeniden yazardı. Coğrafi keşifler, dünyayı tanımak için değil, onu bulmak için yapılırdı.
Şah Cihan, Tac Mahal'i aslında onun için yaptırmıştı. Kleopatra, onun güzelliğini görseydi kendisininkinden utanırdı. Tüm şairler, kalemlerini sadece ona adardı.
Küçük şadırvanda şakırdayan su.
Orhan zamanından kalma bir duvar...
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü.
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü




Bütün sanatları susturup tek bir yüzü konuşturan bir hayal bu ama belki de asıl mesele, Da Vinci’yi, Vermeer’i, Van Gogh’u bile kıskandıracak bir güzellik değil; insanın sevdiğinde dünyayı böyle yeniden kurabilme isteği.
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta