Cihanlara sığmayanı sığdırmışım kalbime, ayıklamışım harfleri, kutsal olanları dolamışım dilime..
Elçi değilim hiçbir şeye, ne kaleme, ne mektuba, ne kedere, ne kadere..
Nesimi düşmemişken henüz ana rahmine, kim olduğum yazılmış Hallac’ın yüzülen derisine..
Tarihten kopup gelen seslerin, tanımların ve tariflerin, acıması olmayan kanunların, ölüme çağıran yasaların, Jan Dark’ı diri diri yakan cellatların, 17’sinde ellerimle taçlarını giydirdiğim korkak kralların, Antakyalı Margaret’in başını kopardığı yılanların, virane şehirlerin, kayıp kalelerin, hakikatsiz mecazların, kurak çöllerin gölgesi dahi düşmedi, düşemedi üstüme, emin oldu Pirron bile şeksiz şüphesiz kimliğime..
Bilirim kim olduğumu…
Bir şehrin urgan satılan çarşıları kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
Devamını Oku
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yağmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmıyorsa
o şehirden öcalmanın vakti gelmiş demektir
Duygular paketlenmiş, tecime elverişli




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta