Ölüm, ölüm dedikleri
Dostla vuslat değil midir?
Varsın el ne derse desin
Seven için düğün, bayram
18 / 07 / 2008
Hayal dünyalarına, türlü sefere çıkıp,
Ezberler bozuluyor, diye diye yırtınıp,
Kafayı kuma gömüp, yine kumla örtünüp,
Saman alevi gibi, bir parlayıp, bir sönüp!
Sağım Allah, Solum Allah
Yolum Allah, Kolum Allah
Elim Allah, Dilim Allah diye, diye
Allah ım alsın canımı
Çağırırken Allah, Allah, Allah
Kaldırdım başımı semaya doğru
Bulutlar tarifsiz bir hengâmede
Sanki darılmışlar
Öyle kaçışıyorlar ki oraya buraya
Dönmüşler sırtlarını Ay’a
Ne idi dertleri bir çözebilsem
Her kim ne bilmişse dünden bu güne,
İlmin kapısında eşik öğretmen.
Her çağa ışıktır o düşmüş öne,
İlimdir, irfandır ışık öğretmen.
Diz çökmüş önünde yüce hakanlar,
Söz geçmedi gitti garip gönlüme
Dost geçinen bunca hödükten sonra
Hala dost, dost diye yanar tutuşur
Bu kadar vurgunu yedikten sonra
Dönüp baktığımda şöyle arkaya
Bizim eller gül gülistan,
Miski amber kokar şimdi.
Ozanları türkü destan,
Okur, yazar, yakar şimdi.
Gönül ister olsun orda,
Yanmış ocakların tüter bacalar,
Sabah olmuş, ezan okur hocalar,
Sardı yüreğimi derin acılar,
Sendedir dermanı güzel Isparta’m.
Senelerdir ayrı kalmışım senden,
Halâ anlamayan, halâ görmeyen
Şer emel besleyen hain nankörler
Kim demiş baş eğdik biz hainlere
Ezelden kardeşiz biz Hürriyet’le
Şeref’lendik özdeşiz Cumhuriyet’le
Çağa düştük
Çağa düştük, çağa düştük!
Aklın iflas, fikrin firar,
Ettiği çağa düştük!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!