sensizliğin bir sessizliği varmış
biraz önce fark ettim
eski bir dost
eskimiş ve modası geçmiş
kıymetini yitirmiş bir dost
geldi beni ziyaret etti
bunca zaman sonra çaldıysa kapımı
bir bardak çayı hak etti
ben onunla konuşurken
ki o da üç beş kelam etti
yokluğun aklıma dank etti
sensizliğin bir anlamı varmış
biraz önce fark ettim
eski bir anıya gülerken
iki güçlü kahkahanın arasında
bu sessizliğe hayret ettim
arabayı park ettim
yaklaşırken masasına
o eski dostun
unutulan sesin sahibinin yanına
yürürken öylece, hissizce
güler yüzlü garsona bir selam ettim
anahtarımı yokladım o sıra
ceplerimi kontrol ettim
sensizliğin bir sessizliği varmış
o uğultuda fark ettim
saçları dökülmüş o dosta
tuttum bir kahve ikram ettim
sade içtiğini hatırlarken
halini hatrını sorarken
sensizliğin aczine kapıldım
o sırada fark ettim
sensizliğin bir sessizliği varmış
trafikte fark ettim
eskimiş ve ihtiyar bir dost
hani fakire verilecek elbiseler gibi
ya da diş arasına kaçmış bir maydonoz
telefon ısrarlar çalarken
yıllardır aramayan bu aşina numara
telefonumu tir tir titretirken
trafikteydim, o an fark ettim
hatırlamak için uğraşırken o numarayı
telefon titrerken, arabalar korna çalarken
radyo çalarken o şarkıyı
çok sessizdi ortalık
ben kafamdaki şapkayı
çıkarıp bir kenara atarken
sensizliğin sessizliğini fark ettim
sensizliğin bir sessizliği varmış
fotoğrafına bakarken fark ettim
fotoğraf eskimemiş
belki de iki üç gün önce çekilmiş
anladım ki renk senmiş, ses senmiş, senmiş…
gelmiş geçmiş tüm akrabalarım
ve o dost, eskimiş gitmiş
onlara içimden küfrederken
ve ağlıyorken, hıçkıra hıçkıra
eski mi yeni mi bilmem
o mendille gözyaşlarımı silerken
sensizliğin bir sessizliği varmış
biraz önce fark ettim
Kayıt Tarihi : 3.3.2019 16:20:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!