Saat sonsuz sensizliği 20 geçiyor.
Denizin yakıştığı bir kafenin, kumsala taşan kamelyasındayım.
En köşedeki masayı seçtim yine.
Üzerindeki kandili yine en köşeye çektim.
Etrafındaki desenin masaya vuran gölgesi, böyle daha bi yakışıyor ruh halime.
Buraya ilk oturduğumda beni mest eden müzik, dolduruyor içimi.
Sanki sensizliğin İspanyolca seslendirilişi gibi.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta