Saat sonsuz sensizliği 20 geçiyor.
Denizin yakıştığı bir kafenin, kumsala taşan kamelyasındayım.
En köşedeki masayı seçtim yine.
Üzerindeki kandili yine en köşeye çektim.
Etrafındaki desenin masaya vuran gölgesi, böyle daha bi yakışıyor ruh halime.
Buraya ilk oturduğumda beni mest eden müzik, dolduruyor içimi.
Sanki sensizliğin İspanyolca seslendirilişi gibi.
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta