Bilir misin atanı gurbet illerde,
Bahçede ağaçlar,bağda gül üşür.
Garip sevdaların türkülerinde,
Nağmeler ezgiler sazda tel üşür.
Sevdanın ırgatı yorgun yürekler,
yokluğun ağlatır beni durmadan,
yaşamak anlamsız seni bulmadan,
günlerim geçmiyor seni sormadan,
içkime mezemsin yaz aşkım benim,
hasretin uğruna tutuklu kaldım,
Ve ben seni seviyorum,
Dalgaları özleyen sahiller şahit sevğime,
Hani bir resme bakar dalarya insan,
Seni düşündükce dalıp gidiyorum,
Yanğınım büyüyor yokluğunla,
Küllenirmi içimdeki yangın bilemiyorum,
Gözümdeki hayalini asla silemiyorum,
Ne yapsam bilmiyorum,seni bulamıyorum,
Yangınım alev oldu her yanımı yakıyor,
Yanıyor elim kolum bedenim ateş oldu,
Tek başıma kaldım şu kocaman dünyada,
Çaresizim,yanlızım dertlerimle başbaşa,
Mevsimlerin ardından kayboldu umutlarım,
Yıkıldı dünyam yine,hüsranlarım bambaşka,
Bahtımda açılan bir kara sayfa sanki,
Bir sandalım kırık dökük,
Aşk denilen şu deryada,
Arkadaşım dostum oldu,
Yalnızlıklar bu dünyada.
Mutsuzluğa sürüklendim,
Gariban gönlüme beddua etme,
Gönlümde sadece senin yerin var,
Ellere uyupta günaha girme,
Dilimde sadece senin adın var.
Kimseye inanıp aldanma sakın,
Dört duvar arasında kalmış,
Yanlızlığın esaretinde,
Kırık cam parçalarıyla konuşur,
Nazar boncuğu düşüncesinde,
Demir parmaklıklarla kapatılmış,
Işık ötesi,
Harcanan gençliklerin suçlusu alın yazısıymış,
Kadere hükmetmek mümkünmüki,silinsin bu yazı,
Kader sayfalarında neler var kimse bilemez,
Yine de sevğiyi aramalı insan değişir belki yazı,
Duyğuların yoğunluğunda belki diyor insan,
Tanrım bana bir can vermiş,
Acılarla yoğrul diye,
Bir çift siyah gözde vermiş,
Gece gündüz ağla diye,
Ölmeden ölümü yaşatır bana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!