Sen hiç gördün mü Allahuekber Dağı’nı,
Kış olunca sökülüp, geçilmeyen karını,
Eser deli rüzgarı da çıkar kar boranı,
Dilin söylemeye yetmediği o zamanı.
Açar çiçeği de kokusu sarar her yanı,
Uçuşur arısı alır çiçekten balını,
Yaylasında yapılan taze tereyağını,
Dillerin tatmadığı, tadın alır zamanı.
Allahuekber’e çık da seyreyle olanı,
Sarıçam’ın sesinin uğultulu o anı,
Derelerden akan buz gibin suyudur kanı,
Kulağın duymadığını duymanın zamanı,
Çekemezsin güzelin cilvesini, nazını,
Gerçek aşıklar düşürmez elinden sazını,
Bir sevda Türküsünü yakar alır hazını,
Dilleri destan yazar aşıklar diyarını,
Örnektir kardeşliğin eşsiz yurdum, vatanım,
Dost canlı, tatlı dilli,cesurdur delikanlım,
Gönül vermiş,saygın olur okuyup yazanım,
Şanlıdır Türk’ün dağda şehit olup yatanım,
Nevzat yazarda Şenkaya’nın nadir halını,
Doya doya iç, kahvesinde demli çayını.
Taşkın durma git, ye yağlı lezzetli cağını,
Kulaklara çalgıdır, dinle Bardız Çayı’nı,
02/01/2016 Nevzat TAŞKIN
Kayıt Tarihi : 11.1.2016 12:11:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!