Her gün 21 ila 01 arası buluşurum seninle
Bir köşeye siner
Yüreğimle dinlerim seni sessizce
Parmaklarımın arasından kum gibi akıp geçer zaman
4 saat 240 dakika 14.400 saniye yeter mi benim gibi seven yüreğe?
Her saniye benim için çok değerli
1 dakika geç kalsan
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




sen yaşamalısın
seninle beraber bende yaşamalıyım..
Evet eger yasarsa yasariz sevda budur. tebrikler kaleminize saglik melekler ayakta alkislasin.
Mahmut Bugrul
yaşanarak yazılmış şiirler...
bugünlerde duygu yükünü bende diğer okuyucularında örebiliyorlardır sanırım. Ve öyle güzel şiirlerçıkarıyorsun ki ortaya hangisine ne yazayım.....
yalnız şu değişmeyen bir gerçek ki ben bu güçlü kalemden daha güzel eserle daha umut ve sevdi dolu mısralar bekliyorum
yüreğinle kal.....
ve yüreğini efendine sal!
korkuyorum sen geç kalınca
tırnağın taşa mı değdi
saçının teline zarar mı geldi///
1 dakika geç kalsan
nefesim daralır yüreğim acır
korkarım ey yar korkarım///
acaba bu sevgiyi hak etmiş mi ? Etmişse ne mutlu ikinize, etmeişse üzülürüm.... yüreğine sağlık dilek hanım.....
'Ne haz var senden ayri, ne bir tat senden öte. Bir yüzünü görmek deger binbir zahmete. Verecegin her aci gönülden kabulümdür. Sendeki cehennemi degismem bir cennete '
Yazısında olduğu gibi, sizin yüreğinizde sanki bir umman.
Bazen düşünüyorum acaba biz bayanlar mı daha çok sevgiyi sahipleniyoruz.
Harika bir sevgi-aşk şiiri okudum.
Kaleminiz dert görmesin, yüreğiniz hep aşkta kalsın...
10 puanı hakettiniz...
Kutlarım...
Selamlar...
Sevdiğini merak etmek güzeldir.Bunu bir yaşam haline getirirek güzel anlatmışsınız.Yüreğinize
sağlık
Saatleri, dakikaları, saniyeleri sayan bir yürek elbette merak eder taşa değmiş midir sevgilinin tırnağı. Fazla korumacı görünüyor değil mi? Hayır, daha çok kendisi için endişeleniyor o.
Ne diyor?
Yaşa ki, yaşatasın... yaşayayım.
E, ne demişler.
Aşk bencildir.
Göründüğünün aksine.
sus yüreğim sus düşünme ölümü
ölüm yakışmıyor onun adına
ölüm ürkütücü, ölüm soğuk
oysa onun sımsıcak yüreği sevgi dolu
yaşamalı o yaşatmalı
sevgileri haykırmalı
seven yüreklere tercüman olmalı
sen yaşamalısın
seninle beraber bende yaşamalıyım..
Yüreğine sağlık Dilek hanım çok güzeldi,sevginiz daim olsunaşkınız bitmesin,kutlarım.
saygımla...
korkarım ey yar korkarım
dua ederim Yaradan’ıma bir şey olmasın diye sana
korkuyorum sen geç kalınca
tırnağın taşa mı değdi
saçının teline zarar mı geldi
korkarım ey yar korkarım
gülme sen benim bu halime
seven yüreğimdir merak eder seni böyle
sevdanın onurlu başı dimdiktir daima
sevgilerimle Dilek Hanım
Emanetim var yaradanıma
Güzel bir şiir okudum.Öylesine içten aktarılmışki özlem ve beklentiler bire bir yaşanmış hissini vermekte.Seninle beraber bende yaşamalıyım.Şiirin özünü oluşturmakta.Kutlarım Hoş ve anlamlı dizelerinizi.
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta