El aykak çekildi sanki!
Yalnızlığım gibi şimdi her yer
Geride kisme kalmadı
Ne bir dost, nede bir sevgili
Şimdi çırılçıplak bir ruh,
El değmemiş bakir bir deniz,
Uykudan yeni uyanmış birçocuğun
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




ellerine sağlık değerli Arkadaşım...çok güzeldi...tam puan...
bırakmazda o kemirici düşünce... kaleme yüreğe sağlık üstad.. Gül Doğan
Oysa hazır değilim sensizliğe,
Hazır değilim bunca sessizliğe
Gidişinle bir daha yıkılmak yerine
Günlerin yorgunluğu gözlerle
Uyumak vardı sensizliğimde,
Gülümsemek güzel düşlerde
Ve uyanmak masum gülüşlerle,
Yaşamak vardı gündoğumlarında
Ay karanlık geceye inat
Seni alan kilometrelere
Hastir çekmek vardı
Cemre düşmüş toprakla
Baharı kucaklamak vardı
Salkım saçak gelincikler açtımak
Tınısını duymak kuş seslerinin
Ve dokunmak vardı özlemle
Kan kırmızı karanfillere
Durmak vardı kara gözlerinde
Okşamak vardı saçlarını,
Yaşanmamış bir sevda vermek
Ve bir acı kahve içmek
Geçmişi unutup, silip bir kalemde
Birlikte bakmak vardı gelecğe
************************************
Harika bir şiir okudum...Tam puan ile kutluyorum Emeğinizi ve o güzel yüreğinizi ...
Saygılarımla...
Hüseyin Çubuk.
Yüreğinize sağlık güzel bir şiirdi.Saygılarımla
çok güzel bir şiirdi sabahın bu saatinde keyifle okudum tebrikler size
'Seninle ' Hamza Kardeşim,güzel bir çalışma sonunda meydana çıkan muhteşem bir şiir,seni tam puanla kutlarım.Sevgiyle kal.
düsüncelerde ekilen tohumlar zihnimizin karanlik ve susuz köselerinde çürüdügü zaman yapilamayanlarin pismanligi eyleme
dönüsüyor keskelerle dolu bir siir olarak tebrikler saygilarimla baki, selamlar
bırakmaz o düşünceler. kemirdikçe kemirir.. tüketip bitirir yürekleri.. öyle güzel bir anlatım ki,çırpınan yüreğin sessizlikten sensizlikten anladığı ne varsa yalın halle sunmuş.. kalemine sağlık abim..Gül Doğan
Uyumak vardı sensizliğimde,
Gülümsemek güzel düşlerde
Ve uyanmak masum gülüşlerle,
Yaşamak vardı gündoğumlarında
Ay karanlık geceye inat
Seni alan kilometrelere
Hastir çekmek vardı
Cemre düşmüş toprakla
Baharı kucaklamak vardı
Salkım saçak gelincikler açtımak
Tınısını duymak kuş seslerinin
Ve dokunmak vardı özlemle
Kan kırmızı karanfillere
Durmak vardı kara gözlerinde
Okşamak vardı saçlarını,
Yaşanmamış bir sevda vermek
Ve bir acı kahve içmek
Geçmişi unutup, silip bir kalemde
Birlikte bakmak vardı geleceğe
Nedendir bilmem bırakmadı kader
Bırakmadı kafamızı kemiren o düşünce.
yüreğinize sağlık üstad...saygılar...+10
dileklerle süslenmiş hünülü bir şiirdi..kutlartım kaleminizi selam ve dualarımla
Bu şiir ile ilgili 17 tane yorum bulunmakta