SENİN (S.A.V.) MAKAMINDAN
“Yâ Habiba’llah ya Hayre’l-beşer müştakunam
Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su”
Bundan yıllar evveliydi Ya Rasülüllah... güneş doğmaya, yağmur yağmaya utanıyordu. Ve yürekler her geçen gün çöller gibi daha fazla kuruyordu. İnsanlar kız çocuklarını vicdansızca toprağa gömüyor, kan davalarıyla birbirini öldürüyordu ve günahlarıyla vicdansızca öğünüyordu. Ama biz yine de mutluyduk. Çünkü o zamanın hanifleri arasında bulunuyorduk. Biliyorduk, biliyorduk fakat ne çare, ne yapmak lazımdı, ne anlatmak gerekti, düşünüyor bulamıyorduk. Bizler de küfrün, bizler de zulmün bataklığında batıyorduk. Bataklığa uzanacak bir el, karanlığı aydınlatacak bir ışık bekliyorduk.
İşte bu sırada bir güneş doğdu; karanlık dünyamızı aydınlatan. Bir güneş, bir güneş bizi yutan bataklığı ebediyyen kurutan. Ve bir el uzanmak üzere işaretini verdi. Yere düşen insanlığı ayağa kaldırmak adına.
Satarken güllerini,
Alırken alın terini.
Yırtıktı elbisesi,
Ayağında terliği.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta