Seni yazmalıydım Eylül
seni, sen varken
seni severken yazmalıydım
hiç bahar yaşamamış yüreklerde açan
güllerin kokusunda yazmalıydım
sen ki!
bir hüzün bulutunu saldın üzerimize
nasiplenelim diye
aldık bir paye yazgımızı
çıkardık hüznün envanterini
elde var sıfır
seni yazamadım ya!
senaryosu senin eteklerine tutturulmuş bir film izledim
elimde sinirden patlamış mısırlar
gözümde, aşkın gözyaşları
çarşı pazardı gezdiğim o sıralar
kasım ayazında seni anacak
hüznün her çeşidinden satın aldım aslı astarı
kaynattım bigüzel kazanlarda
doldurdum ardından yerlimalı dolabı
bosch’a inat
seni yazmam gereken zamanda
bitip tükenmesi olmayan siyasi oyunların
bilmem kaçıncı sahnesini seyrettik
bilinç, kardeş postalların altında ezildi geçen zamanında
şimdilerde, irade-i milliyetin tavan yaptığı
borsadaki bilinçse ilginç
acılarla yoğruldu kimileri
onlarla girdim hüznün girdabına
seçimlerin erkene alınmasıyla sevindim
sevindim benim vekilim
vekil olduğunu hatırlayacak diye
çomaklı, bir o kadar da uzun elli birilerinin
ortanın doğusunu karıştırdığı bir zamanda
seni yazmalıydım aslında
hüznün sarı elbiselerini giyip
kan kırmızı mürekkebiyle
aşkını damlatmalıyken sayfalara liselim
duydum ki “ dev liseliler ” i kurmuş
tam da zamanında
intikam çığlıklarıyla yıkılan kulelerin
ahları-vahları arasında
Bursa’m yine kurtuldu senin onbirinci diliminde
seni yazmam gereken zaman içinde eğitim tarlasına
binlerce kardelen tohumu atıldı
Elif’im gibi
masanın üzerinde acıdan sıyrılmış
bin parçalık saadetimin resmini görmelisin
onun parçalarını toplamaya çalışıyorum
seni yazmam gereken zamanda
mekan hilton değil
paparazziler etrafta değil
zamanın on yedinci diliminde
Şiirim’e
e v e t derken
ânı yazmalıydım
anlayacağın seni sen varken yazmalıydım
toplayabildiğim tüm özürler sana eylül…
Vildan Poyraz Coşkun
29.10.2012
Kayıt Tarihi : 14.7.2019 23:27:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!