Gecenin en kör vaktinde, bir başıma kalmışım şu viranede,
Kendi sesimin yankısından kaçarken, çarptım yine duvarlarına.
İçimde biriken o devasa suskunluk, şimdi bir çığ gibi üzerimde;
Hangi yana dönsem, hangi hatıraya tutunsam elimde kalıyor.
Ah benim deli tarafım, ah benim onarılmaz pişmanlığım;
Sana bir kez olsun, göğsümü gere gere "seni seviyorum" diyemedim.
Öyle bir inat ki bu, sanki söylesem her şey kül olacak,
Sanki o iki kelime dudağımdan dökülse, kıyamet kopacak.
Şimdi avuçlarımda sadece kaçırılmış fırsatların soğukluğu var,
Göz göze geldiğimiz o son durakta, kalbim göğüs kafesimi zorlarken,
Ben tuttum uzaklara baktım, bulutlara, tozlu yollara baktım da;
Bir tek senin gözlerinin içine bakıp "sevdam" diyemedim.
Pişmanlığım dağları aşar artık, hiçbir teselliye sığmaz,
Kaç şiir yaksam, kaç sigara bitirsem bu sızı içimden çıkmaz.
Zamanın eli kolu bağlı değilmiş meğer, geçip gidiyormuş,
Ben ise bir gurur abidesi gibi dimdik dururken, aslında yıkılıyormuşum.
Oysa ne çok yakışırdı senin yanına benim yaralı kelimelerim;
Ben tuttum sustum, ben tuttum içime gömdüm her şeyi,
Kaderin karşısında boynum kıldan inceyken, sana karşı bir türlü eğilemedim.
Keşkelerim şimdi birer kurşun gibi dizilmişler sokağa,
Her adımda bir tanesi patlıyor, her adımda canım biraz daha yanıyor.
Hani o yağmurlu akşamda, hani o yarım kalmış çayda,
Hani o ellerinin üşüdüğünü görüp de ceketimi omuzlarına attığımda;
Aslında canımı yoluna sermek geçerken ruhumun en derininden,
Sıradan bir dost gibi bakıp da "kendine iyi bak" dedim, "seviyorum" diyemedim.
Şimdi hangi limana sığınsam, hangi masada kadeh kaldırsam nafile,
Adın geçince boğazımda düğümlenen o hıçkırık, benim en büyük cezam.
Hayaloğlu’nun dediği gibi; biz hep geç kaldık ya da hep yanlış anlaşıldık,
Ama ben en çok kendime geç kaldım, en çok kendime yalan söyledim.
Yüreğim bir yangın yeri, külleri savruluyor ıssız akşamlara;
Ölecek kadar yandım da, bir kibrit çakıp "seviyorum" diyemedim.
Gidişinin ardından bıraktığın o boşlukta, şimdi kendimle kapışıyorum,
Hangi kelimeyi seçsem eksik, hangi cümleyi kursam devrik kalıyor.
Bu öyle bir pişmanlık ki, ne kalem yazar ne dil tarif edebilir;
Seni bu dünyada en çok ben sevdim de,
Bir tek bunu sana söyleyecek o cesareti, o anı bulamadım...
Hakkını helal etme bana; çünkü ben bu suskunlukla yaşamanın cezasını,
Zaten her nefeste, kendimi bin parçaya bölerek ödüyorum.
Kayıt Tarihi : 27.04.2026 13:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!