1972 Tokat - Almus / ÇAMDALI KÖYÜ
Dikilir resmin karşımda
Ayaklanır gözlerin
Süzülür üstüme bir hüzme
Tutuşur hüzünle
Düşer bir top çıra
Çınlar göğsümde.
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




İçinde çağıl çağıl geçen tüm şiirleri çok seviyorum:))) Ancak ilk defa acıların çağıl çağıl ağlaştığına şahit oluyorum:-))) Yüreğinden akıp geldiği belli, zengin ve özgün imgelerle süslenmiş çok güzel bir şiir Esma... Sevgine sağlık. Kutluyorum. Sevgilerimle....
Bu imgeler ne böyle, bu tabirler, nereden bunlar bende istiyorum bunlardan banane banane...
'Şiir' ama bir farkı var 'güzel şiir' ama bir farkı var 'çok çok güzel şiir' ama bir farkı var 'çok.............
Saygıyla...
Mutlu AYAR
Aferdersiniz puan verecektim de burada çok iyi_10 var ama bu şiir iyiden öte..... haksızlık etmiş olacağım duyguların sınır tanımadığı bir şiiri puanlarla sınırlamış olacağım, üzgünüm....
Severken neler hissedildiğini ,güzleri yaprak yaprak süzüldüğünü,kışları tane tane döküldüğünü , baharın gonca sürgüne yalınayak koştuğunu ne güzel de anlamlandırmışsınız , kapıldım gittim okurken yüreğinize sağlık Esma ÖZDEMİR
Perihan Kalender
seni seviyorum demeden önce hissedilen herşey var bu şiirde.hele o ayaklanan gözler.
'Dökülür'
'Dilimden diline'
Seni seviyorum..... Tebrikler
Bedenin dili olmasada şairin dili olmuştur kalem, içinden geçeni haykırır korkusuzca... Tebrikler İbrahim Bayraktar
Suların bilirdim de
Bilmezdim acıların
Çağıl çağıl ağlaştığını
Bu şiiri okumazdan önce..
Orhan Veli'nin kulakları çınlasın diyeceğim,duyuyorsa yazdıklarımı..
Tebrikler
Mim Kemal Ertuğrul
aşk acıtır. şair anlatır
içinizde peydahlanır yaralar,
tebrikler bu güzel şiir için
Bu şiir ile ilgili 9 tane yorum bulunmakta