Ben seni hiç kırgın cümlelerle anmadım.
Şimdi nasıl yazacağım bilmiyorum.
Seni dönüşsüz yollara hiç uğurlamadım.
Dilindeki vedayı nasıl duymadım, bilmiyorum.
İçimdeki bütün cümleler sustu.
Mazur gör afallayışımı.
Damdan düşer gibi düştüm ayrılığına.
...
Sonsuzluğa yüzünü d/okuduğum satırlarda
varoluşunun nimetlerine inanırdım.
Dokuz mevsim yaşardım sesinin vahalarında.
Hasretini üç kere öper, c/anıma koyardım.
Iraklığının k/özünde yandıkça
aşkın dergâhında piştim sanırdım.
Meğer hâlâ toymuşum anlayamamışım;
her orman böyle teslim olurmuş yangınına.
…
En üryan düşlerimi senin koynunda s/aklardım.
Aynadaki suretimden dahi sakınırdım seni.
Yaralarını üfleyerek uyuturdum acını.
Yüzüne düşen kederleri beyaza boyardım.
Tek senin gülüşün sağ olsun da,
sana gelen bana gelsindi.
Çırılçıplağım gidişinin ortasında.
Utanıyorum inanmışlığımdan.
Oldu mu şimdi?
…
Ben seni tek yönlü sokaklarda beklemedim mi?
Şiirlerle yoluna baş koyduğumda,
t/uzaklarını sevmedim mi?
Boğazıma çığlık çığlık “sen" dizildiğinde,
yokluğunu su niyetine içmedim mi?
Göğsümdeki şimali ne diye kopardın?
Ölümsüzlük bahşeder gibi bakıyorsun gözlerime.
Bakma, ölürüm demedim mi ?
…
Bir cesedin mezarına mecburluğu kadardım sana.
Ayaklarımın altında bir veda taburesi;
beni sessizce itekledin ölümün koynuna.
Nefesinden dökülen ayrılık şerbetiyle saçlarımı yıkadım.
Gözlerindeki elayı,
gülüşündeki arafı,
tenindeki günahı,
saçlarındaki beyazı
bu şiirde ölümsüzleştirdim.
Ben ölüyorum; giydir kefenimi.
…
Ben Allah’a emanet edecek kadar sevmediğin,
düşlerinin sevgili kızı.
Çevirdim kıblemi olduğun yere,
niyet ettim senin rızan için ayrılığın farzını kılmaya.
Şimdi cebinden tehlikeli bir şiir çıkar.
Sağ elini kalbinin üzerine koy.
Seni ölüyorum,ağla beni.
...
(/Kalbim beni bana, sen beni Allah’a mahçup ettin.
Heba edilmiş bir aşkın başkentinden sela-m olsun sana./)
02.55,26 Ocak 2026
Esra NizamKayıt Tarihi : 26.1.2026 03:35:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)