Seni kırmayayım, üzmeyeyim diye,
Kendi yüreğimi bin kez kırarım.
Acımazsın her gün bin bir darbeye,
Ruhumu toz edip göğe savurursun.
Seni herkesten ve her şeyden saklar,
Canımdan bir parça bilir severim.
Seninse gönlünde bitmez yasaklar,
Lütfuna denk düşse uğrar seversin.
Zamanım seninle akarken benim,
Senin takviminde adım "sıradır".
Ben sana koca bir ömür verirken,
Senin verdiğin bir anlık aradır.
Hangi sevda sığar böyle bir kaba?
Ben yangın olurum, sen ise ayaz.
Ben her an kapında çeksem de çaba,
Seninki lütuftur, bense bir niyaz.
Gözyaşım dökülse yer sarsılır da,
Senin surlarına çarpar yıkılır.
Ben her gün yeniden doğarım sende,
Senin her gülüşün bende yakılır.
Hesabı tutulmaz böyle davanın,
Bir taraf can verir, diğeri bakmaz.
Hükmü sürülmez bu boş sevdanın,
Senin sığ vaktine bu nehir akmaz.
Müsait oldukça sevilmek neden?
Nefesim bilirken ben seni her an.
Gönül kapısında bir bekçiyim ben,
Sen ise geçersin sanki bir handan.
Vaktin mi daraldı, vaden mi bitti?
Bu ömür önüne serilen ferdi...
Hangi boşluğuna sığdırdın beni?
Bu derya aşk sana bu kadar mıydı?
Garip Murat der ki; bitti bu nöbet,
Gönül sarayımdan yol aldın elbet.
Vaktin çok olunca seversin şayet,
Kırdığın parçalar sende emanet.
Kayıt Tarihi : 25.12.2025 14:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!