'Bereket Versin'... Osman Coşkun...
İtalyan koyundayım seni düşünüyorum
Saros körfezi alıp seni getiriyor
Kendime sarılıp kalıyorum, şaşkınım
Bakışlarında dolanıyor ayrılığın, ağırlığın
Esmer gece, İtalyan koyundayım sen yoksun
Saros efil bir rüzgarla irkiliyor, sokaklar kayıp
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




İstisna bozan kaide oluyorum
Koş peşimden kaybettikten sonra
Bulabilirsen yüzleştir beni senin olan kendimle…
Kaideler istisna peşinden koşmaz
Bu sefer şairliğim karalayacak imgelerini
Şiir olacaksın az daha sık dişini…
Saros körfezi adını fısıldıyor
Yosunlar senin kokunu taşıyor
Hoşça kal esmer güneşi evrenimin
Dünya olmuşta dönüyorum etrafında
Vazgeçiyorum üç yüz altmış beş günden
okunası bir şiirdi yine kalemine ve bu duyguları barındıran yüreğinize sağlık...
müzeyyen başkır
Seni Düşünüyorum
İtalyan koyundayım seni düşünüyorum
Saros körfezi alıp seni getiriyor
Kendime sarılıp kalıyorum, şaşkınım
Bakışlarında dolanıyor ayrılığın, ağırlığın ----SEVDİĞİNİ SEVGİYNEN DÜŞÜNMEK NE GÜZEL YÜRĞİNİ KUTLUYORUM ÜSTAD
sevgiliyi önce abartıp sonra sevmek..bize has bir tutum sanırım..sonra da sevgimizi abartır abartırız..ve sonra en küçük bir sorun aşkımızı uçurur derin uçurumlara..ve de biz de atlarız peşısıra.. küsmüşüzdür artık dünyaya, aşka, hayata..
baki selam..
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta