Şapkasının altında şeker gibi parlayan dudaklarının üstünde karadelik gibi içi kara, derin gözleri vardı.
Saçları sarı, vücudu küçük, kendi büyük duruşu ile yürüyor, bastığı yerler çatlak çatlak.
Kimse kendinin ne olduğunu bilemiyor, göremiyor kendini dışarıdan bile baksak...
Geceler bir gece olsa da bitmeyen karanlığında kucak kucağa uyuyakalsak.
Sırtımda, taşınmaz yükü göklerin;
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?
Devamını Oku
Herkes koşar, zıplar, ben yürüyemem!
İsterseniz hayat aşını verin;
Sayılı nimetler bal olsa yemem!
Ey akıl, nasıl delinmez küfen?




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta