neden olduğunu, nasıl bu hallere düştüğünü anlıyamazsın
dünyayı ayağa kaldırmak gelir içinden, kıyameti koparmak istersin
bilsen ki; kimseler duymayacak feryadı figanını, sessiz hıçkırıklarını
miden bulanır, başın döner, dizlerin çözülür, düştün düşeceksin
aç şöyle yakanı bağrını, yüzünü yıka, nefes alışların düzelsin
çare diye birşeyler yemek istersen, bir sofra kurarsın kendine
dışarıda sokak lambaları yanar bir bir, soluk sarı, ölgün ışıklarıyla
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları



