Sana dair ne varsa meçhule karıştı sevgili
Yokluğun bir mıh gibi saplanır bedenime
Adını koyamıyorum bütün sokaklar sensizliğin başkenti
Durmadan ama hiç durmadan sensizlık şarkıları söylüyorum
Geceler yoldaşım oldu,gündüzler karanlığım
Ne kadar zor sevgili bir yalnızlığına esir düşmek
Hiçbir narkoz gidişin kadar beni sarhoş etmedi
Hiç bukadar yıkıldığımı hatırlamıyorum
Saat gecenin bi yarısı,durmadan seni çekiyorum içime
Yıldızların yalnızlığı dolandı damarlarıma
Gece devriyesi birazdan başlayacak
Her sokak başında yalnızlığımın bekçileri
Durmadan sana koşmak istiyorum
Özgürlüğe koşan halklar gibi,
Leylasını arayan mecnu gibi
Şirin uğruna dağları delen Ferhat gibi
Mem u zin gibi …
Ahhhh… sevgili
Öyle susuyorum ki hayata
kimse bilmez ki
İçimdeki çığlıkları,sana haykırışlarımı ,yalvarışlarımı
Sezai Karakoç misali ‘’ dağların yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında ‘
Ben seni en kuytu kuyularda bile aradım
Yusuf gibi satıldım köle pazarlarında
Ve
Yusuf ile züleyhadan geriye kalan dramatize aşk sanatı
Ne kalırsa senden ve benden geriye
Dairimiz ağlamak yada gülmek
Seden sora güzeli unuttum,çirkin meçhule karıştı bir bilesen
Gecenin ayazı düşerken dar sokalara
Ben hep sokak başlarında,orman diplerinde
En umulmaz harabelerde yanlılığımla baş başayım …
Ahhh.... sevgili
Aşkın kanunu sensizlik mi olmalıydı
Bir bilsen adını kaç duvara yazdım
Kaç uçurumun kenarında sabahladım
Sensizliğe kaç kere yenik düştüm..
Bir bilsen ahhh …
Kayıt Tarihi : 18.12.2013 00:37:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!