Veysel Karani' nin gönlündeki özlem ateşi;
Peygamberin hırkasına mazhar olan sevgi,
Meryem'in İsa'ya emzirdiği saflık gizi,
Sende Saklı anne...Sende! ..
Ak sütünle geçmiş ve geleceğimi besledin;
Kara gözlerinde nice zifiri geceleri gizledin,
Tuz bastın her onulmaz yarana,
En tarifsiz dert de sende saklı anne...
Derman da! ..
Senden ayrılınca anne...
Kayar gözlerimin semasındaki yıldızlar,
Sen yanımdayken anne...
Kafdağına sürgündür bütün acılar.
Anladım ki anne...
En içten vuslatlar da sende saklı,
En derin hasretler de! ..
Gün geldi yuva yaptın bir bahar dalına,
Gün geldi hazan vurdu kanadına,
Her şeye rağmen yavrularını ağzıyla besleme şefketi,
Sende saklı anne...
Sende!
Yıllar geçiyor anne...
Kimi zaman bir bir gerçek oluyor,
Bir zamanlar anlatığın masallar
Kimi zaman masallarımı çalıyor,
İnandığım gerçekler.
Bir nini ses var ki anne...
Her şeye rağmen hala kulaklarımda çınlar!
Saçlarında bir tufandan arta kalan ayak izleri varmış;
Çehreni tüllenen bir akşamın hüznü sarmış,
Varsın olsun...
Bana o niniyi söyle anne...
O sese duyulan özlem bende saklı anne...
Bende!
Söyle anne...
Başka düşleri neylerim,
Ayağının altındaki cennete bir çiçek olmak varken.
Ve...
Uçurumlar bastığı vakit can evimi;
Başımı alıp gidecek diyar,
Gönül verecek yar yokken.
Ve yine anladım ki anne...
En bulunmaz diyarda sende saklı...
En sevgili yar da!
Kayıt Tarihi : 23.3.2007 15:42:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
TÜM YORUMLAR (2)