Zaman aynasını bilir misin?
Dünden, bugünden, yarından, mevcuttan, hiçlikten, senden, kendimden, var olduklarımdan, vazgeçtiklerimden, aşkın ve imanın meczinden müteşekkil..
Hakikatin nehirler gibi akarak yol aldığı susuz bağrında kızlara, kadınlara, erkeklere, çocuklara, en çok da çocuklara mezar olan küskün kum ve üzgün kil..
Gözbebeklerimizde birbirimizi görüyoruz aynaya baktıkça, kollarımızı açıyoruz yerden göğe göğsümüz çatladıkça, sevdiklerini nehirlere kurban verenler acılarını ve yaslarını bağrımızda tamamladıkça, yitirdiklerinin mezarlarına, mezar taşı oluyoruz, adımızı yazıyorlar Meriç’ten Fırat’a, sessiz sedasız ağladıkça..
Belki bizi de severler aşktaki imanla, imandaki aşkla yandıkça..
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta