Ne çok yol aldık be adam, ne çok vurulduk, kırıldık, incindik, yaralandık sen yorgun ben yorgun.
Sustuk artık konuşunca bir yere varılmıyor anladık.
Şiir demledik harabe yüreğimizde, birileri de sessiz çığlıklarımızı duysun istedik.
Göç etti kursağımızda kalan hevesler, yolu yarılamış düşünceler, dost sandıklarımızdan ne çok hançerlendik.
Verdiğimiz değer karşılıksız çek gibi kaldı elimizde.
Sana baktıkça kendimi gördüm, seni okudukça kendimi çözdüm. Avucumuzda bir düş ölüsü zaman, geçikmiş bir kaç hayal.
Konuşmadan da ne çok şey anlatıyor gözlerimiz oysa, sen yorgun ben yorgun be adam...
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta