Dünya, balçıktan yapılmış bir zamanın içinde erirken,
ben istasyonun unutulmuş gölge bankında oturuyorum.
Gökyüzü, yarık telaşlı mürekkep denizi gibi açılmış.
Akşam omuzlarıma külleşen yıldız tüyleri gibi yapışıyordu.
Bir sokak lambası vardı,
ışığını değil,
sessizliğin kristal kanatlarını damlatıyordu yere.
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta