Sen yoksan;
Şu koca şehir, üstüme yıkılmış bir enkazdır artık.
Sokaklar dilsiz, caddeler kör,
Lambalar sönük birer intihar süsüdür köşe başlarında.
Kimse bilmez içimdeki bu faili meçhul yangını,
Kimse duymaz sessizliğimin feryadını;
Çünkü ben sustukça, içimde bir yerlerde ihtilaller kopar.
Sen yoksan;
Bir yanım uçurumdur benim, bir yanım mayın tarlası!
Hangi kapıyı çalsam yüzüme kapanır rüzgâr,
Hangi meyhaneye sığınsam, kadehlerde zehir birikir.
Hani o delikanlı duruşumuz vardı ya bizim?
Hani dünyaya meydan okuyan o çılgın sevdamız?
Şimdi bir mülteci gibi sığınıyorum anılara;
Üstüm başım hasret, altım üstüm darmadağın...
Sen yoksan;
Sabahın köründe içtiğim o ilk çay bile bayattır.
Gazeteler yalan yazar, radyolar hep hüzün çalar.
Eşkıya bir hüzün çöker omuzlarıma,
Sırtımdan vurulmuş bir sevdanın namusunu taşırım.
Takvimler hep o gidişinin karasında asılı kalır;
Zaman dursa ne yazar, akrep yelkovanı hançerledikten sonra...
Sen yoksan;
Bulutlar bile ağır gelir bu kentin tavanına,
Yağmur yağmaz, sanki gökyüzü üstüme kusar.
Seni aradığım her durak, bir sürgün kampıdır şimdi.
Hangi yüze baksam senin gurbetin,
Hangi yöne gitsem senin yokluğunun çıkmaz sokağı...
Kuşlar bile göç etmeyi unutmuş, kanatlarında senin sessizliğin.
Gel gör ki sevdiğim;
Sen yoksan, ben de yok hükmündeyim bu kavgada.
Ne tütünün tadı var, ne kurşunun gürültüsü.
Bir ihtilal sonrasının sessizliği çökmüş üstüme,
Zindan karası gecelerde, kendi sesimden korkar olmuşum.
Yüreğim, paslı bir kelepçe gibi daralır göğsümde;
Varlığın devrimdi, yokluğun en ağır müebbet!
Ya çık gel bu sürgünlüğü bitir,
Ya da sık kafama, bu rezil özlemi bitir!
Çünkü bir canım kaldı feda edilecek,
O da zaten senin adınla başlayıp seninle biten bir hece.
Çünkü sen yoksan;
Bu hayatın da, bu dünyanın da...
Taa orta yerinden, şerefine sıkayım gitsin!
Kayıt Tarihi : 24.1.2026 18:00:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!