Sen, kaderini elleriyle yazmış;
lanetli bir şehrin çıldırmış celladı gibi
her gece binlerce kez koparırsın
beni yaşamaktan...
Sen seni düşünmekten artakalan
amanlarda yaşıyorum sadece
Çiçekli badem ağaçlarını unut.
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın
Devamını Oku
Değmez,
bu bahiste
geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı.
Islak saclarını güneşte kurut:
olgun meyvelerin baygınlığıyla pırıldasın




'Unutmak Eylemi'
Şimdilerde her yerde unutuyorum kendimi.
Çay ocaklarında, bilet sıralarında, cami avlularında
Boş bir sokakta.
Sabah yatakta unutuyorum kendimi,
Akşam bakıyorum yokum yatakta.
Sen beni terkettin ya,
Ben tapıyorum artık 'unutmak' eylemine.
Adımı soyadımı kardeş sayımı yaşımı unuttum mesela.
Annemi babamı arkadaşlarımı da unutmayı düşünüyorum
Bir zaman sonra.
Yaşamayı da unutacağım ey terkeden nefertiti.
Yavaş yavaş, sırayla...
İrfan Kuş
Nisan 2010
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta