bütün hayatın şimdi ıssız bir vadide sağanak bir yağmurun altında perişan. susuzluğun geçtikçe, yalnızlığın seni daha çok sıkıştırmakta. içinde bulunduğun acizliğin seni perişan etmekte çırpınman ölümünü yakın kılmakta. uykun yarıda kalıyor korkuların artıyor ve sen şimdi bir yabancıya dahi olsa muhtaçsın.
tenin yatağını ısıtmıyorsa birde yastığın boynuna vurulmuş bir pranga gibi ağırlaşıyorsa, rüyaların kalmıyor kabusların sıklaşıyorsa sen şimdi bir karabasana aşıksın.
üzerinde ki bu karanlık güneşle bile geçmiyorsa gölgen seni taklit etmiyor adımların sıklaşıyorsa kaçışın ilgi çekiyor ve sen şimdi bir kurbansın cellatın izini sürmekte.
Ben senin en çok sesini sevdim
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim
Devamını Oku
Buğulu çoğu zaman, taze bir ekmek gibi
Önce aşka çağıran, sonra dinlendiren
Bana her zaman dost, her zaman sevgili
Ben senin en çok ellerini sevdim




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta