Aşk gibi hatırlıyorum seni; oysa bilmediğim ölümmüş adın...
Bir hüzün tarlasından geçtim akşam vakti, yanaklarım ıslandı. Ne olur garipseme acılarımı; yaşadığın aşkı binle çarpıp ben öyle yaşadım.
Yalanmış oysa adın...
Gözlerim açıkken neyse, kapattığım zaman neden görüyorum gözlerini? Bilmediğim makamda şarkıymış aşkın...
Aşkından bana, geceymiş düşen, hayallerim sana kaldı; sen zaten sevmeyi hiç bilmedin. Oysa yakmıştım bütün gemileri sadece sen gitme diye; özgürlüğü kuşun kanatlarında bulacağın aklıma gelmezdi.
Sen kadar kuşlara da küskünüm şimdi...
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta