Aşk gibi hatırlıyorum seni; oysa bilmediğim ölümmüş adın...
Bir hüzün tarlasından geçtim akşam vakti, yanaklarım ıslandı. Ne olur garipseme acılarımı; yaşadığın aşkı binle çarpıp ben öyle yaşadım.
Yalanmış oysa adın...
Gözlerim açıkken neyse, kapattığım zaman neden görüyorum gözlerini? Bilmediğim makamda şarkıymış aşkın...
Aşkından bana, geceymiş düşen, hayallerim sana kaldı; sen zaten sevmeyi hiç bilmedin. Oysa yakmıştım bütün gemileri sadece sen gitme diye; özgürlüğü kuşun kanatlarında bulacağın aklıma gelmezdi.
Sen kadar kuşlara da küskünüm şimdi...
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



