Bir mülteci gibi kalbim, senin sılana hasret,
Her adımım yorgun, her nefesim gam yükü.
Sen, göz hizamın üstünde, erişilmez bir ziyafet,
Bense bu dünyada hükmü geçmeyen bir körüklü kuyu.
Adın, dudaklarımda mühürlenmiş bir âyet,
Ne okunur ne unutulur, sadece yakıp geçer.
Özlem, bir kış uykusu gibi, sınırsız ve sükûnetli,
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!



