hangi, hangi dağ aşıldığında aklımdakileri de aşmış olacağım bilmem.
güneş doğar, içim turuncu çiçekleri açar, koklar yosun yapışmış geniz’im
bir deniz var sanırsın, üflesem nefes keser ufukta bir hüzün dalgasını
ben kendimi bıraktım, akıntı beni götüreceği yerde uyutup duruyor
çarşaf gibi, üzerimi annemin örtmediği kadar sıkıca örtüyor, bu nasıl deniz
şimdi yalnızlık içimden bir süngü gibi tüm organlarımı yarıp geçiyor
güya senden kaçıyorum, mesafe uzaklaştıkça içimi sende bırakıyorum
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta