Sen hiç sevdin mi için titreyerek birini...Yada kırılıp incinmesinde korkarak öpmeye kıyamadığın oldu mu onu...Hani gözlerine bakmaya doyamazsın ya sen hiç aşık oldun mu kendini unutarak onda...Hem de öyle böyle değil, hani körkütük aşık olursun ya onsuz geçen her anı yaşanmamış sayarsın ömründen...
İşte öyle kendini tüketerek özledin mi hiç birini...
Peki sen sonunu düşünmeden hesapsızca sevdin mi birini... Yada uçsuz bucaksız bir hayalin peşinden koşarken düşlerini kaybetmekten deli gibi aklın çıktı mı... Aşk iki ayrı bedende tek bir kalp olmakmış...Peki sen hiç onun ellerini tutarken, kalp atışlarını onunla birlikte hissetin mi...Hatta kalbin yerinden fırlayacak gibi oldu mu hiç...
Peki ya onunla dolu bir rüyadan uyanınca, uyandığına bin defa pişman oldun mu... Yada rüzgar alıp götürür diye korkarak içine çektin mi onun kokusunu...
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta