Sen beni bıraktığında çok küçüktüm daha, çocuk ruhum büyümemişti. Zamanla anladım gitmenin ne demek olduğunu, yalnız kaldığımda hayatta… gerçekten önemliymiş tüm gitmeler geç anladım.
Bir anda büyüdü çocuk ruhum büyüdü ve yaşlandı, hani filmlerdeki gibi ’10 yıl sonra’ yazarlar ya. Saçlarım siyahtı belki, ama ruhum beyazlamıştı bile gidişinle. Kırılmıştım bir kere küsmüştüm sana tüm masumluğumla..niye haber vermedin gitmeden önce?
Sonradan söyledi arkadaşlar –‘ olmuyor..onla’ demişsin. Bana söyleyeseydin ben onlara söylerdim zaten ‘ neden olmadığını’ söylerdim ben onlara ‘çok sevmekle olmadığını’…
Geride kalan hep gidene sitem eder bilirsin, giden bin pişman geride kalana…ve ortada kalır büyük bir aşk,sahipsiz terk edilmiş,parçalanmış…yıllar sonra ne kadar birleştirmeye çalışsan da bir pazılın parçaları gibi, bir türlü aslı gibi olmaz…kalbine vurulmuştur o mühür ‘ASLI GİBİ DEĞİLDİR’…
Gözyaşlarını durduramadığında anlarsın,zamansız,belli belirsiz,tanıdık tanımadık,olduk olmadık yerde aktığında..hemen teşhisi koymuştur herkes oysa; majör depresif bozukluk. Kimse sana sormaz oysa adını koyarken, kulağına fısıldarlar sadece bir çiçek adı da olabilir bu bir eski kavuşulamayan sevgili adıda, ve bir gün bu isim saçma sapan bir hastalıkla yan yana yazılır..bir kaç kutu ilaç alınır ama kimse bilmez o ilaçlar mideye gider kalbe gitmez…
Hayat yukarıdan bir yerlerden bakar bu olanlara, parçalanmış hayatlara üzülür mü bilinmez? ama küçükken söylediği bir söz gelir akıllara; hak belaya gelir…
Birini üzen, üzülür…birini kıran, kırılır…birini güldüren,güler…kader yazılır ve devam eder. Şikayet etmekle hiç bir şey düzelmez, durmaz içinde kopan fırtına,dindirmez hiçbir şey o cam kesiği gibi damlayan acıyı, diş ağrısı gibi baş ağrısı gibi alışırsın ne kadar zonklasa da kafanda…
Ve gir gün gelir (aradan zaman da geçer tabi, bu sefer gerçek bir zaman) hayatın ne getireceği belli olmaz, hayat bazen sürpriz yapmayı sever,bazen de sürpriz hakkını dolduranlara son bir kıyak geçer…
Hani hep yokuş çıkmakla yorulmuşlara, hep çile çekmişlere, hep zorluklarla boğuşanlara bir güzellik yapar ve her şey güzel olur,bahara bağlar yani,hayat toz pembe,güllük,gülistanlık her şey istediği gibi olur…ne dese yerine gelecek gibi olur insan,içinde kuşlar kanatlanır,konamaz bir yere,kelebekler varmış gibi pır pırda pır pır…geçmişe döner anımsar bu duyguları bir yerlerden.
O gün geldiğinde şükreder insan ve kaderden bir ses duyulur, sen gittiğinde bazen olur böyle şeyler diye, sabredersen olur. Gün olur, güzel günler gelir, yokuşlar düze iner,göz yaşların inci olur,sevinçten akar…şaşırır insan,inanamaz bir çimdik atar kendine bilmem kaçıncı rüyamdan uyanayım diye;
Kayıt Tarihi : 1.1.2014 17:45:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
yok
