Bedenin gider de ruhun kalır bu güzel şehirde
Öyle bir şehir ki tarihten bir el uzanır
Tutar ruhunu bağlar bir güzelliğine
Tamzara'da dokuma tezgahında ilmek olursun
Sen gidersin de ruhun kalır bu güzel şehirde
Tarihten bir el uzanır tutar ruhunu Behram Şah caminde
Köprü başında arkadan derenin sesine kapılır
Sen gidersin de ruhun kalır bu güzel şehirde
Konuk caddesinde tarihin ruhunu yaşar her nefes nefes
Kurşunlu cami Kanuni'yi çağırır sana
Uzanıp meyve yolan bir ufaklık çocukluğuna çağırır
Sen gidersin de ruhun kalır bu güzel şehirde
Biran konaklar arasında biran olur duyguların
Taş hanlarla geçmiş ile özdeşleşir düşlerin
Sıkışır kalır Kırkbadal'ın duvarlarına
Sen gidersin ruhun kalır bu güzel şehirde
Çocukluğun ağlar,anan ağlar ardından
Bacın bakar Mahsun elinde bir kova suyla gözlerini hüzünlü
Ruhun sıkışır göz yaşına, hüzünlü bakışa çaresiz
Sen gidersin de ruhun kalır bu güzel şehirde
Sahipsiz kalır sarı papatyalar akşam gölgesi uzanır üstlerine
Boyun büker mahzun olur akşam gülleri
Böğürtlen dikeni saplanır ruhuna da
Sen gidersin ruhun kalır bu güzel şehirde
I.TÜRKMEN
İsmail TürkmenKayıt Tarihi : 25.12.2018 20:48:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!