Bu pazar, bu dünyadaki on yedi bin beş yüz yirminci günüm
Sekiz bin beş yüz dördü dolu dolu, her bir günü doğum günüm
Sonrasını sorma, sonrası sidik zoru, bitkisel hayat, yoğun bakım
Hele sen gittikten sonra usta, aldığın o söze kefensiz, kabirsiz ölüm.
Bazen yakıp söndürdüğün o son izmaritlerin kokusu geliyor burnuma
Gözümün önüne de kalorifer borusuna gidişini astığın, hatıran ince çelik teller
Yollarımız burada ayrılıyor,
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.
Devamını Oku
Artık birbirimize iki yabancıyız.
Her ne kadar acı olsa, ne kadar güç olsa
Her şeyi evet, her şeyi unutmalıyız.
Her kederin tesellisi bulunur, üzülme.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta