Sen de unutursun beni Ankara. Unutursun, kapından ilk adım attığım, o sakar günü...
Unutur insan, kendini, dünlerini, geldiği yeri, geçmişini...
Ağaç yaprağını unutur rüzgar da, yağmur bulutu, toprak cemreyi unutur, kalbine düşmeden önce, o çetin kışı, ayazı unutur...
Ruh bedenini unutur, can çıktığı nefesin sıcağını. Unutur insan ölünce insanı,, unutur geçmez sandığı acıları dağlara yükleyince. Ve geçer gider, yabancı gibi, dondum o acıyla dediği zamanın içinden...
Su yatağını unutur, seyyah yurdunu. Saz mızrabını unutur, sanat erbabını. Unutur yolcu hanı, emektar hancıyı, ekmek bandığı dost muhebbetli aşı, su içtiği çamurdan tası unutur...
Sen de unutursun Ankara! Hani gençlik parkın da unuttuğum falcı kadının ısrarla sattığı kırmızı gülü dönme dolapta unuttuğum gibi. Köstenceden, cebeciye uzanan banliyö trenlerinin paslı penceresinden, taze gülüşlerimin raylarda çınlaması gibi. Unutursun yeşilini gözlerime hırsızladığım, mavi gölün kenarında söylediğim kasaba aksanlı şarkıları...
Unuturum ben de, simsiyah hüznünden avuçlarıma toplayıp, saçlarıma taktığım kimsesiz yıldızları. Unuturum beşevlerden, tandoğana korkularımın ellerinden tutup, yalnızlığımın yalnızı ile yürüdüğüm gecelerini. Unuturum tabur, tabur sesime çarpan yusuf'cukları...
Sen de unutursun Ankara...Unuttuğum gibi bir köşede acımasızca terk ettiğim hayallerim gibi. Unutursun, rüyalarda kalan çocukluğum gibi, kuşlara özenen kalbimin kanatlarından vurulması gibi...
Unut beni Ankara yak bir sigara ardımdan, kelimeler iyi ki anlatamaz her şeyi...Bu mevzu bura da kapansın, sakın hatırlama beni...Yok say
Elif TaşdelenKayıt Tarihi : 15.2.2017 19:35:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!