Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
..........
..........
Kayıt Tarihi : 14.6.2000 14:09:00
Şiiri Değerlendir
© Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık
Sen benim sarhoşluğumsun
ne ayıldım
ne ayılabilirim
..........
..........
Şiiri Değerlendir
© Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık
© Copyright Antoloji.Com 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Şu anda buradasınız:Sen Benim Sarhoşluğumsun Şiiri - Nazım Hikmet Ran
Şiir ID : 1280 - 11 Şubat 2026 Çarşamba - 17:41:54

Şiir kısa, öz. Aşkın beden aynasında nasıl bir yansıma yaptığını tasvir ediyor. Muhteşem vesselam. Nazım Hikmet i anlamaya bile güç yetirmek güç iş. Nokta.
Bunlar yazılması 3 saniyelik şiirler.
Zehir Zemberek
?(Nazım Hikmet’ti Eleştirirken Gelen İlhamla)
?sen benim narkozumsun,
ne uyandım
ne uyanmaya mecalim var
ne de o soğuk gerçekle tanışmak isterim.
zihnim bulanık,
kemiklerim un ufak,
ruhum leş içinde;
o kör eden, cellat ışığına
sürüne sürüne giderim.
??
Işık, sarhoşluk, çamur... Ortaokul müsameresi seviyesinde bir imge dünyası. Bir şair, sevgilisini 'ışık' olarak tanımlıyorsa, artık kelime haznesi tükenmiş demektir. 'Üstüm başım çamur içinde' dizesi ise şiire bir derinlik katmıyor, sadece okuyucunun gözünde pasaklı bir görüntü canlandırıyor; estetikten yoksun, kaba bir gerçekçilik.
Hem dizlerin parçalanmış hem de ışığa doğru gidiyorsun? Bu fiziksel olarak imkansız bir romantizm kasıntısıdır. Ayrıca 'yanıp sönen' bir ışığa gitmek, bir hedefe sahip olmak değil, şaşkın şaşkın ortada dolanmaktır. Şiir, kendi trajedisini oluşturmaya çalışırken gülünç duruma düşüyor.
Üç dize boyunca 'ne... ne...' bağlacına sığınmak, şiir yazmak değil, liste tutmaktır. Dilin imkanlarını zorlamak yerine en kolay yola kaçılmış. Nazım, bu şiiri muhtemelen bir kağıt peçetenin kenarına iki dakikada karalamış ve bir daha üstünde düşünmemiş gibi duruyor.
Sonuç olarak, bu metin bir şiir değil; kendini acındırmaktan beslenen, imgeleri bayat, ritmi aksak bir duygu sömürüsü örneğidir. Nazım Hikmet ismi olmasa, bu dizeler antolojilerin kapısından bile geçemezdi.
TÜM YORUMLAR (34)