Önce güneş ışıkları sapsarı buğday tarlalarında parıltılar bırakıp umut dağıtıyordu herkese...
Sonra bütün o parıltılar kayıp giden ve uzay boşluğunda kaybolan bir yıldızın enkazı oluverdi...
Aşk dediğin önce umuda bulayıp tüm hisleri sonra ağır bir köpek karanlığı eşliğinde umutsuzluk denizine atmakmış, herşeyi kimi bulutlu havalarda...
Sonra ardına bakmadan kaçma isteği başlıyordu tüm göz göze bakışmalarda...
Ben o dipsiz karanlığın tüm oyunlarını öğrendim, ya sen?
Yağmuru seviyorum diyorsun,
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
Devamını Oku
yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta