Önce güneş ışıkları sapsarı buğday tarlalarında parıltılar bırakıp umut dağıtıyordu herkese...
Sonra bütün o parıltılar kayıp giden ve uzay boşluğunda kaybolan bir yıldızın enkazı oluverdi...
Aşk dediğin önce umuda bulayıp tüm hisleri sonra ağır bir köpek karanlığı eşliğinde umutsuzluk denizine atmakmış, herşeyi kimi bulutlu havalarda...
Sonra ardına bakmadan kaçma isteği başlıyordu tüm göz göze bakışmalarda...
Ben o dipsiz karanlığın tüm oyunlarını öğrendim, ya sen?
Sevmek gibi geliyordu her şey,
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...
Devamını Oku
sevmek gibi gidiyordu kadın
adının anlattığı,canın teni yakmasıydı,
bir bulut evet ama aslolan
bulutun suyu yağmasaydı...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta