Ölümcül yaşamın ölümsüzlüğünü keşfettiğimden beri SEN kimi zaman çok sesli kimi zaman sessiz bir gürültü oldun. Tüm yazların ve tüm kışların aynı zamanda arasında geçen mevsimlerin ve bütün doğa olaylarının tek bir amacı varmış idrakine vardım. Seninle var olduğum ve seninle ebediyete ilerlediğimi keşfettiğimden beri aldığım verdiğim tüm nefeslerin sayısını hesaplamaya giriştim. İdareli kullanmalıyım biliyorum. Aslında kanaatkar olmanın da bir nedeni olmalıymış.
Kendimden kendime sorduğum milyonlarca 'neden'sorusunun bana verdiği tatminkar bir cevap olmamasıyla birlikte birçok antrenman ve acı tecrübenin refakat ettiği bu seruvenin planlanmış bir sonucu olarak kesişen noktayı oturup düşündüğümde, iman etmenin, yönelmenin ve huzura varmanın sonsuz sınırsız hazzına erişiyorum.
Seni anlatması için bir nebi çağırmalıyım. Bir mürşit bulmalıyım ya da. Yerle gök arasında bulamadığım bir cevabı onların ötesinden getirsinler banada. İçimden geçen tüm hayatlara aslını sorduğumda dut yemiş bülbüle dönmüş gibi oluyorum.
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta