(Damla damla hasretimi suladığım Papaz karası
Usulca karışıyor kanıma, döndürüyor başımı
Senden çok uzaklarda seninle baş başa kaldığım
Bu ıssız dağ başı.)
Vazgeçtim senin şehrinin denizinden.
Hep yanlış cümlelere takıldım hayatımda,
Hep yanlış cümleler kurdum hayata dair.
Ne okuduğum ne yazdığım bitmedi.
Başkalarının doğrusu yanlışım oldu.
Yanlış kaldım başkalarının yanında.
Doğru diye çizdiğim yol, gitmedi.
Aşksa istediğin,
Beklediğin sevdaysa,
Tutkuysa,
Hadi gel;
İşte hepsi burada.
Senin için,
Bir yer yarat kendine
Gönül sığınağında,
Güzel şeylerle donat
Şiir olsun mesela.
Ağaç olsun, su olsun,
Güneş olsun, kuş olsun
Ben seni sevdim.
İnce ince yağmasını sevmedim yağmurun.
İri iri düşmesini sevdim yalnızlığımıza.
Saçlarımızı ıslatmasını sevdim,
Islak saçlarını okşamayı sevdim Kadıköy meydanında.
Aşkımıza ilk defa yağmasını sevdim.
Günler geçer,
Ömür geçer.
Bir ayrılıktır yüreğimize sevdalı,
Bırakmaz yakamızı.
Koynumuzda hasret yatar.
Biliyorum unutamazsın,
Ben de unutamam
Öptüğün her yerimden kıvılcımlar çıktığını,
Her kıvılcımdan binlerce yıldız yaptığını
Ve herbirini tek tek öpüp
Yüreğine attığını.
Sen,
Kendine hayran bu şehre
Cenevizli gözleriyle
Tepeden bakan Galata Kulesi,
Ve benim Bizanslı güzelliğimi;
Yıldızlı gökkubbenin mağrur kraliçesi
Ne zaman
umutsuzluğa dönüşse yalnızlığım;
Masmavi bir kuş konar aklımın kenarına,
Ötüşünde yalnızlığın ezgisi.
Ötesi,
Ölüm sessizliği.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!