Hasret dolu bir türkü dökülüyor dudaklarımdan
Ne istediler aldılar sevdiğimi kollarımdan
Uzatsam ellerimi semaya yalvarsam
Yetmez mi şu garibin çektikleri sorsam
Boğazım parçalanmış be gülüm;
Sesim de çıkmıyor artık…
Yaşla dolmuş gözlerim;
Gözlerim de görmüyor artık
Sesini duymak isteyen kulaklarım
Sağır…
Gönül sazımın teline dokunmuşlar bir kez
Garip, inler yıllardır sessiz sessiz
Anlatamıyor da derdini kimseye
Gözyaşlarını görebilecek kimsesi yok…
Deymesin elim elime
Karışmasın
Nefesin nefesime
Razıyım
Yeter ki sen ol, sen iste
Dizlerinin dibinde ölmeye…
Seni görmeye geldim,
Bulamadım,
Sordum, soruşturdum,
Gören yok, bilen yok…
Aşkımızı bulmaya geldim;
Göremedim,
Gelmeyeceğim köyüne
Hasköyüme
Kokun sinmiş duvarlarına
Arnavut kaldırımlarına
Yakıyor içimi, yoksun sen.
Sen hiç ölümü gördün mü gülüm
Bir adım ötede
Bir daracık pencerede
Bir ayaz gecenin ılık seherinde
Sen hiç yudum yudum içtin mi ölümü gülüm
Yağmurun tanelerinde
Esen yelin serinliğinde
Uçan kuşun teleğinde
Seni görüyorum, seni
Akan gözyaşlarımda
Ben, bende değilim,
Beni, yad eller aldı
Halime bir bak,
Kuru canımdan başka, nem kaldı…
Aklım gurbette, gönlüm gurbette
Sanki ben sılada mıyım?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!