Çok kederli olduğum bir zamanda, Kendimi buldum bir adap, erkânda. Dostun didârını gördüğüm anda, Tüm kederlerimi seller götürdü. Kur'an'ın nurundan, Hakk'tan bahsetti, Pirânın selamı, hüsn-ü an yetti. Kapkara gönlümde hoş güller bitti; Masiva, gafleti seller götürdü. "Dünya boş ve fani, hiç rağbet etme! Durmadan hep döner, peşinde gitme! Sözleri boş sanıp elinle itme!” Kavgaya sevgimi seller götürdü. "Cimrilik kötüdür, sen çok uzak dur. Layık dur adına, sevilen odur. Ararsan hak yolu, işte bu yoldur!" Dikenli yolları seller götürdü. Utandım, gizledim gözümde yaşı, Barındırmışım hep özümde taşı. Hakk olmalıymış her kulun uğraşı, Beyhude işimi seller götürdü. Sözlerin sonunda beyit okudu. Nakşetti gönlüme, aşkı dokudu. O'nu buldu gönlüm, şerden soğudu; Kem fikirlerimi seller götürdü. İz sürerim, dostu aldım önüme, Zikir, fikir geldi bütün günüme. Dönüp baktığımda geçen dünüme, Bîgane Kerem'i seller götürdü…
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta