Selimiye Kışlası’nda
Gece ağırdır.
Sessizlik emir gibidir,
İtiraz edilmez.
Koridorlar uzar,
Adımlar yankı yapar,
Ama o yankı
İnsana ait değildir artık.
Burada ses bile
Talimatla çıkar.
Bir odadayım.
Duvarlar kalın,
Ama insan
Yine de korunamıyor kendinden.
Çalışma ortamım soğuk,
Yemek düzensiz,
Yalnızlık ise
İzinsiz, sabaha kadar.
Yan odalarda nefes var,
Ama ses yok.
Herkes aynı binada,
Herkes başka bir yerde.
Bu kışlada
Yan yana olmak
Yakın olmak demek değil.
Pencereye yaklaşırım,
Demir aralığından gökyüzüne bakarım.
Yıldızlar serbest,
Ben değilim.
Bir şehir uyur dışarıda,
Ben içimde uyanık.
Saat tik tak eder,
Ama zaman ilerlemez.
Dakikalar içtima gibi dizilir,
Geçmez,
Sadece bekletir.
Dolabın kapağında adım yazılı,
Ama içimde
Adı konmamış bir boşluk var.
Kimliğim cebimde,
Ama ben
Kendime uzak duruyorum.
Selimiye’de insan
Güçlenmeyi öğrenir derler.
Doğrudur.
Ama kimse
İçten sertleşmenin
Ne kadar yaraladığını söylemez.
Burada ağlanmaz.
Burada susulur.
Burada insan
Kendi içine doğru
Asker adımıyla yürür.
Ve ben…
Bu yalnız odada
Şunu öğrendim:
İş nöbeti içeride tutulur.
Selimiye Kışlası,
Sen bana disiplinli çalışmayı öğrettin,
Ama yalnızlığı, yalnız olmayı
Ezberlettin.
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 22:50:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!