Böyle mi olmalıydı bir elveda'yı bile çok mu gördün bana bir hoşça kal bile demeden kaçıp gidişin böyle mi sevmiştin beni hani nerede o ettin yeminler verdiğin sözler hani beni asla bırakmayacaktın hani bensiz yaşayamazdın sakın beni hiç bırakma deyişlerin hala kulağımda çınlıyor ne oldu ne oldu o güzel günlerimize söylesene söylesene sevdiceğim
hani o kurduğumuz hayaller yalanmıydı hani o duvarlarını birlikte boyayacağımız küçük odamız bahçemizde birlikte büyüteceğimiz güller yalan mıydı hepsi ben şimdi boş bir hayale mi kapıldım nerede o benim aşık olduğum saf temiz güler yüzlü masum kız bu da mı yalandı ne istedin be tek suçum sevmekti saf ve temiz olmaktı bunların hepsi yalan mıydı...
Belki de gemi yoktu kim bilir
ya da yolcuları gitmişti O limanın
şehir bomboştu gökyüzü mavisini
kuşlarını almıştı Güneş sıcaklığını geri çekmişti
Yanıyor yurdumun dört bir yanı,
Alev almış umutlar, tutuşmuş canı…
Yemyeşil ağaçlar, sessiz çığlıkta,
Kül olup savruluyor sonsuz karanlıkta.
İçin için yanıyorum işte ben de bu ateş gibi yanıyorum içimde içinde kendime bile anlatamadım satırlara geçemedim bir his bilemiyorum biraz durgun biraz da hüzünlüyüm şu sıralar aklım hep aynı şarkıda takılıyor bilemiyorum kendimi kelimelerimle ifade etmem imkansız anlatamıyorum işte içimdeki bu duyguyu bu hissi satırlara sığmayacak kadar uzun
Selim Güneş
22 12 2023
Eskiden kalma yaralarım vardı benim sarılmayan kapanamayan kanayan yaralarım sebepsiz ağlayışlarım uykusuz gecelerim vardı sabahı olmayan heybemde karanlık gecelerde yazdığım çokça şiir
biriktirmiştim hepsini sana yazmıştım senin okumaya bile tenezzül etmediğin Şiirler sevdaya kavuşmaya dair yazılmış Şimdi sen yoksun ama şiirlerin yanımda
bitiremedim yarım bıraktığım yazamadığım
sana dair seni anlatan bir çok şiirim var benim
birde seni anllatığım bitmemiş bir kitap belkide
bir ömür boyu hep yarım kalacak benim gibi
eksikti bir şeyler sen yoktun mesela
Çok başkaydı Yeni bir sayfada seni anlatmak yeni bir şiir daha yazmak belki de yaşayamadığım hayallerim sana dair biriktirdiklerim söyleyemedim yazamadığım o kadar çok şey var ki anlatamıyorum işte susuyorum bir şey beni engelliyor belki de her şeyi zamana bırakmak gerek bilemiyorum şimdi içim buruk gözlerim ağlamaktı biraz da durgunum şu sıralar sessiz herkesten uzak yine düştün yüreğime aklıma yapamıyorum vazgeçmek mi bilmem hiç denemedim ama bir gün senden vazgeçersem bil ki kendimden de vazgeçmişim yaşamaktanda hoşça kal kalbimin hiç geçmeyen ağrısı
Selim Güneş
sen benim mezopotamya'nın dağlarında kurak topraklarda yeşermiş çiçeğimdin benim ben senin gülüşüne değil gözlerindeki acıya hüzne aşık oldum ben seni dokunmadan incitmeden uzaktan sevdim çok başkaydı bendeki yerin çalınmamış söylenmemiş en güzel türkülerimdin şiirlerimin en güzel en masumane dörtlükleriydin
Selim Güneş
22.11.2023
Yine buruk bir bayram daha geçiyor sensiz işte sen yoksun o kokun yok sesin yok o gözlerinin gülüşün gülüşün yok eksiğim işte eksik yalnızım sana dair ne varsa yazıyorum işte
büyük bir hasretle özlemle aşkla
Seni anlatıyorum sessizliğin kıyısındaki dalgalara denizin mavisinie ama yoksun işte bu bayram da gelmedin biz yine kavuşamadık belki de nasip değilmiş gözlerine bakıp çay içmek benim penceremden seni sana anlatmak nasip değilmiş belkide
Bir güvercin misali kanat çırpıp uçup gitmek istediğim bir yer var ama yoruldum işte yapamıyorum sırtımdaki yükler ağır geliyor kalbimde bir sızı var bu aralar nefesim kesiliyor daralıyorum boğuluyorum nefes alamıyorum sanki her şey üstüme geliyor yapamıyorum hayat çok mu yordu ne bilemiyorum kalbime yüreğime ağır gelen şeyler var Rabbim bir an önce Al şu emanetini..
Selim Güneş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!