arzuların rüzgara tutulması
ya da
çalı ile çırpının hikayesi
zihinler canlanıyor
delirdikçe rüzgar
delilik halinde estikçe, düzensiz
vapurla seyahat etmeyi severmisin ?
ben çok severim
son anda nefes nefese yetişsem ve yer bulamasam terasta,ayakta seyretsem
mavinin siyaha olan yolculuğunu
öyle ya da böyle boğuluyorum kelimeler arasında
işte tam o anda yumuşak bir ses,martıları çağırıyor
uzun uzun kaldım fotoğraflarında
isterdim yalnızlığına arkadaş olmak
belki de istediğim
kendi yalnızlığımı unutmak
keşkelerim var benim
en az gülüşün kadar sıcak
Herkes dünyanın kargaşasının içerisinde kaybolup giderken,
zihnimin zayıf bir köşesinde sıkışıp kaldım.
Yüreğimin bildik tembel atışı, tuhaf uyuşuk bir ritim tutturmuş
uyanırım uykumdan
bazen sabah bazen akşam
ama unutmam
unutamam
her uyandığımda
ayaklarım geciktirmez beni vicdanıma
vakit geldi dedi mübaşir edasıyla kamarot
daracık koridordan geçtik yavaşça günün ağır yorgunluğuyla
yıldızlar suyun yüzüne inmiş, gece ışıksız koyu maviye bürünmüş
Hoş bir serinlikle gelir denizin suyu, köpüre köpüre
sanki kavgalı benim gibi sevdiceğinle
yüreğim yelken gibi kabarır
Zihnimde dev kayalar gibi duran iki kelime
kar ya da yağmur yağsa kime ne
durduğum yer ışığı yanmayan köhne virane
bilmediğim bir yerdeyim
soğukluğunu yitirmiş
nemli yosun kokan
koyu sessizlik içindeyim
müebbet yemiş mahkumum
karanlık dar bir hücredeyim
çok yakın gelirdi seninleyken,sonsuzluk
üzerinde bakır ışıltılı bir elbise
sanki yıldızlar dökülmüşçesine
yeniden inanmak için bir neden
görmelisin şu halimi
zaman yelkovan ile akrebi yutmuşçasına
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!