Gözden ırak mısın ey Sarıkamış
Taşların şahit o kanlı tarihe
Mehmedin nidası dağları sarmış
Beklerler her an akşamdan sabaha
Yemen yollarından gelen kafile
Kafkas dağında bir ceylan gezer;
Mahur bakışı titretir her avcıyı.
Sekiz meşaleli atlı..
Ufuk rüzgarıyla bezenmiş,
Bakır göğe baktın mı?
Gelenler var yüce dağdan;
>
Ben bozkırların çocuğuyum;
Ne bir sitemle, ne bir ihanetle
Öyle hemen eğilmez başım
(KAFKAS KARTALI SEYH SAMILE SELAM OLSUN)
Kalkacak göge bir yumruk
Sahadet geldigi vakit
Taç olur verilen buyruk
Sahadet geldigi vakit
Çizgi çizgi bir çehre
Asırları anlatır
Ölüm senle arkadaş
Uzak değil yandadır
Dünya denilen şu kocaman hana
Nice kervanlar geldi de ne oldu
Süleyman hükümdar oldu cihana
Güzel Belkıs’ı buldu da ne oldu
Nice vezirler sırça tahtını düzdü
Yollar uzundur yürü be yolcu!
Şafak söktü sökecek, bekleyenler var
Dikilmiş yoluna sarı sarı başaklar
Gökyüzünde kartal gibi dönen hilal
Yıldızlar sonsuzluk denizinden ışıldar
Zerreden küreye her an yolculuk vardır
Sılamı görmeye, köyüme gittim.
Elimi dizime vurup of çektim.
Hısım, akrabamı ziyaret ettim.
Simalar değişmiş dönüp of çektim.
Ben Kafkasyayım, ben çeçenistanım
Ağlar yurdumda islamın sancağı
İstiklal diye haykırır topraklarım
Saklarım bağrımda düşman yanığı
Ben kafkasyada açan çiçeğim
(giden çocuğun ardından)
1
Ağladı o çağa hasret kalan yetim çocuk
Gözünden yaş indi yeryüzüne bulut gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!