Şimdi bir dere kenarında olsam
Ayaklarımı serin sulara koysam
Güneş bana gülümsese
Ağaçlar yeşil giyse
Gökte bulutlar dans etse
Ben yine en büyüğüne tanrı desem
Bu şiiri, konuştukları ile bana ilham olduğu için Suavi'ye armağan ediyorum
Bu gece
Fikrin müzik
Tüm özgür ruhlara
Görmek istediğin gibi
Bak dünyaya
Görmek istediğin gibi.
Gök yüzünü maviye
Ve ölüm yamacımdadır artık
Yaşamsa çok uzak
Beni tutan yaşamın canlı ipleridir
Onlar olmasa ne kolay olacak.
Geriye baktığımda gurur duyulamayacak bir ömür…
Kocaman bir gülüş savur göklere
Belki, bir yankı bulur eski bayramlardan
Porselen şekerliğe kitlenen çocukluğum
Çıkmak için cinini bekler
Bayram sabahı…
İçindeki taassup girdabına rağmen bizleri okutarak
beynimizi özgürleştiren babama…
Dünyanın yalnızca erkeklere ait olduğunu ilk duyumsadığımda gecenin karanlığında rüzgarın savurduğu kağıt parçası öyle yakın geldi ki bana. Yalnız ve sahipsiz. Ve rüzgar nereye savurursa oraya giden.İnsanlık denizinde koca bir balığın midesine inmeyi bekleyen planktondan farkım yoktu.O günden sonra kasabadan kopmaya karar verdim.Dünyayı kendim tanıyacaktım kökleri olmayan bitkiler gibi…
Aslında
Her şair kendini anlatır
Her yazar da.
Kelimeler onun değildir
Gönülden kaleme uzandığında.
Bir damla suydun
Akan sel oldun.
Akan seldin
Nihayet durgun bir göl oldun.
Yetmedi sana gönül,
Yine bir yol buldun.
Kim fırlattı beni bu çağa?
Kim?
Aşkın ırzına geçilmiş,
Sıkıştırmışlar onu,
Karanlık tenha bir sokağın köşesinde.
Ucuz otel köşelerinde satılmış,
Gel, beraber büyüyelim sevgilim.
Dal, yaprak olalım
Sarmaş dolaş
Büyüyelim, kök salalım.
Açalım gonca gonca
Olgunlaşıp meyve verelim.
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!