Yaş 18 dediler hayatın kahır mührünü bastılar kalbimize
Kimse sormadı nasıl yaşamak istersin diye
Yaş 25 dediler paraya bağladılar hayatımızı
Kimse söylemedi bununla sadece ekmek alacağımızı
Yaş 30 dediler bu kahıra ortaklar yapacaksınız dediler
Kimse sormadı sen mutlu oldun mu diye
Bir lokma peynir ve kuru ekmekle geçen günlerimiz,
Taş parçalarını sek sek oyuna atmanın tek hedefi.
Topa vurmanın bile lüks sayıldığı günlerdi,
Masumiyetle dolu, umut dolu zamanlarımız.
Koşmanın, sadece eğlence olmadığını hissettiğimiz,
İlk görüşte cennet dedikleri sendin
Yanımdaki kokunla sen benim bahçemdin
Yalnız olduğunda ödülümdün
Gitme diyemedik, gittik...
Gece bankanın önünde göz yaşlarını tutamadım elimle
Hiçkimse benim için ağlamadı
Gözlerim acır diye
Hiçkimse benim için süslenmedi
Vaktim değerli diye
Hiçkimse benim için çimlerde koşmadı
Yorulurum diye
Bir İzmir masalı gibiydin, anlatılamaz güzellikte,
Denizin kokusuyla, tarihle dans eden gibi...
Seninle geçen her an, İzmir'in meşhur kordonunda,
Esintili rüzgarda yürür gibi..
Bir İzmir masalı gibiydin,
Ölenler bilir
Karanlığın hiç aydınlanmayacağı zamanı
Ölenler bilir
Kısa süre sonra kimsenin yanında kalmadığını
Ölenler bilir
Issızlığın ne olduğunu
Kapkara dünyaya gelirken hiç ağladın mı?
Peki ya nankörlük e uğradığında hiç ağladın mı?
Karnın açken hiç ağladın mı?
Su bulamadığından hiç ağladın mı?
Peki ya sevilmediğin de hiç ağladın mı?
Çok sevildiğinde hiç ağladın mı?
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!