Selçuk MUTLU 06.03.1987 ' de Yozgat/Akdağmadeni'nde doğdu.
Ev hanımı olan Nebahat MUTLU ve serbest meslek erbabı olan Cumhur MUTLU’nun üç çocuğundan ilkidir. Öğrenim hayatını Yozgat/Akdağmadeni’nde geçiren Selçuk MUTLU ilk okul 5. sınıfa kadar Mehmet Tahir İlköğretim Okulu’nda, ilk okul 8. sınıfa kadar Yusuf Ziya İlköğretim Okulu’nda okumuş lise öğrenimini ise Akdağmadeni Lisesi Fen Bilimleri Bölümünde tamamlamıştır. Mezun olduktan sonrada Ticaret Meslek Lisesi Bilgisayarlı Muhasebe Bölümü’ne kaydını yaptırmış ve oradanda başarı ile mezun olmuştur. Girdiği sınavla Başkent Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi Turizm ve Otelcilik Bölümü’nü kazanan Selçuk MUTLU sinema ve tiyatroya ilgisinden dolayı üniversite kaydını yaptırmamıştır. Lise döneminde arkadaşlarının isteği doğrultusunda şarkı, şiir ve tiyatro içerikli organizasyonlarda görev almaya başlamıştır. Yazdığı şiirler ve oyunlarla dikkatleri üzerine çekmeyi başaran Selçuk MUTLU oynadığı ve yönettiği oyunlarlada büyük beğeni toplamıştır. Kısa süre sonra organizasyonların tamamını yönetmeye başlamıştır. O sırada Yönetmen Recai Önal tarafından İstanbula davet edildi ve Sistem Medya Prodüksiyonda kamera asistanı olarak sinema sektörüne giriş yaptı. Çok sayıda dizi, klip, tanıtım filmi ve tv programında kamera asistanı olarak görev aldı. 2007 yılında Konyada çekimleri devam eden Küçük Semazen adlı dizi çekimine giderken geçirdiği trafik kazası nedeniyle omuriliği kırılan Selçuk MUTLU sağlığına kavuştuktan sonra Kurgu alanına geçiş yaptı. Kurgu alanında gösterdiği başarıyla kısa sürede bir çok dizi, klip, tanıtım filmi, reklam, belgesel, tv programı ve kısa filmde; kurgu oparetörlüğü, kurgu yönetmenliği, teknik yönetmenlik ve yönetmenlik yaptı. 2009 sonlarında kurgu şefi olarak çalıştığı Sistem Medya Prodüksiyon'dan ayrılıp Kurgu Türk post production ve yapım firmasında kurgu şefi ve yönetmen olarak çalışmaya başladı. 2010 yılı ortalarında buradan ayrılarak Nergis Yapım Ajans Media Company de kurgu yönetmeni ve teknik yönetmen olarak çalışmaya başladı. 2010-2012 yılları arasında vatani görevini tamamladı. 2012 yılı başlarından itibaren freelance olarak kurgu yönetmenliği yaparken aynı zamanda Game Tiwi ve MÇM yapımda çalışmaya başladı. 2012 yılı sonlarına gelirken kardeşi Çağatay MUTLU, arkadaşları Halil UZUN ve İlker TIKIL'in ortaklığıyla kurulan 34 Film yapım şirketinde kurgu biriminin başına geçti...
Eserleri
Selçuk MUTLU nun bir sinema projesi, bir şiir kitabı ve birde roman hazırlığında olduğu bilinmekte.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




-
Ebru Ercan
Tüm Yorumlarhayattan alınan çok güzel bir yansıma kaleminize sağlık kutlarım...